14 Haziran 2009 Pazar

Devrim Neye Benzer?

Komünist partinin işçilere yaptığı genel grev çağrısı gergin olan ortamı iyice gerdi. Burjuvazi eylemin yasak olduğunu gerekirse zor kullanacağını ilan etti. Kadim devletin içinde bulunduğu şartlarda bu eylemin devletin bekasına vurulmuş bir darbe olduğu ve bunun dış mihraklarca tertip edildiği yaygarası içinde işçilerin bu tertibe gelmeyeceğine inandıklarını açıkladılar. Oysa hayatı her bir parmağında nasırlaşmış derin çatlakların sızısıyla oluşturmuş baldırı çıplaklar hiç olmadığı kadar bilinçli bir şekilde grevi örgütlemek için gece gündüz çalışıyorlar. Her bir fabrika atölye önünde kadınlı erkekli çoluk çocuk bildiri dağıtıyorlar propaganda yapıyorlar.
Greve bir hafta kala yine bir atölye önünde işçiler konuşurken polis asker sayısı yirmiyi bulmayan kitleye gaz bombalarıyla saldırdı. O kadar ani gelişen ve beklenmeyen bu saldırıda iki işçi kafasına aldıkları darbeler sonucu oraya yığıldı. Geri kalanlar yerlerde sürüklenerek gözaltına alındı. Diğer sokaklardan ve atölye önlerinden hızla gürültülerin bağırışların sloganların geldiği yere ulaşmaya başladılar. Tıklım tıkış zorla minibüse bindirilmiş aracın yol alışını seyredebildi ilk gelenler. Geride kan lekeleri ve arkadaşlarının cansız bedenleri kaldı. Herkes bir yerleri arıyor kabaca durumu anlatarak bir şeyleri başlatıyor. Haber kısa zamanda ulaşması gereken yerlere doğru ya da yanlış ulaşıyor. Kısa sürede beklenenden çok fazla sayıda kitle cenazelerine ve dövülerek nereye götürüldüğünü bilmediği yoldaşlarını aramaya almaya bölge karakoluna yürümeye başladı. Öfkeli sloganlar hınçlı kollar gergin vücutlar hiç olmadığı kadar nizami biçimde bir ahenkle göğe yükselmeye başladı. Karakolun önüne gelindiğinde ne yapacağını bilemeden beklemeye başladılar. Bu arada çok sayıda asker polis te hızla bölgeye sevk edilmeye başladı. Karakol durumu daha kitle gelmeden emniyet müdürlüğüne ulaştırmıştı. Ve her geçen dakika kitle sayısını arttırarak öfkeyle beklemeye başladı.
Ne olduysa ve nasıl olduysa ilk taş karakolun dar camını kırarak içeri girdi. Kızgın öfkeli kalabalık karakola tüm gücüyle, yılların biriktirdiği ve boşaltamadığı acıyla saldırmaya başladı. Taş üstünde taş bırakmadan. Tüm polisler kitle içinde bir top gibi ordan oraya savruluyordu. Hayatlarında hiç görmedikleri bir öfkenin gazabı gözlerinde ne olacağını kestiremeyen bir çaresizlik ve korku yaratarak. İşler yeni durumla hepten çığırından çıktı. Parti militanları bile kitleyi kontrol edemiyor sakinleştiremiyordu. Onlar sadece ezilmişliğin aşağılanmışlığın her durumda çırılçıplak bırakılmışlığın neler yapabileceğini görüyordu. İstemeden de olsa kitleyle birlikte çatışmak durumunda kalmıştı. Karakoldan geriye kalanlara bakarak ve burada bulamadıkları yoldaşlarını aramaya devam ederek sokaklarda öfkeyle dolaşıyorlardı. Her biri için o sokaklar ekmek demekti. Aşk sevda demekti. Üst üste yığılmış her tuğla her lamba her cam her patron arabası onları yakından tanıyordu.
Hayatlarını hep orda üretmiş olanlar yine orda atölyelerin içinde adını koyamadıkları yeni bir şeyler öğreniyordu. İlk defa eyleme gelen de yıllarca eylem içinde olanda. Devrimci şiddetin yıkımı grevi erkene aldı. Parti yetkilisi militanlar hemen grevi ilan ettiler. Küçücük atölyelerin iç içe geçtiği yerde tüm hazırlığa inat beklenenden farklı biçimde grev başladı. Her sokaktan her atölyeden işçiler kitleye birer ikişer katılıyordu. Polis sokakları sarmaya ve kitlenin öfkesini yatıştırmaya çabalıyordu. Gereksiz diplomasi trafiği kitleyi iyice çileden çıkarttı. Tek bir istekleri vardı arkadaşlarını almak Grevin talepleri bir anda ekonomik boyuttan siyasal boyuta geçti. Belirleyici olan artık siyasal talepti. Arkadaşlarını istiyorlardı. Almadan da ordan ayrılmayacaklardı. Açık ve net bir şekilde ifadelendirilen talep buydu. Polisler ve kitle gergin bir bekleyiş içinde sakince duruyorlardı. Ateş ve barut yan yanaydı patlaması için sadece bir kıvılcım yeterliydi.Ortalığı yangın yerine çevirecek süre dolmak üzereydi. Haber getirilmesi için tanınan süre dolduğunda Kitle hareketlenmeye başladı. Kararlılık güç öfke inat yitirdikleri yoldaşların acısı polislere tekrar saldırmaları için yeterliydi. Ellerinde silahlar, ellerinde coplar, gaz bombaları, ellerinde hukukları ellerinde işçi kanı olanlar korkuyla olacakları kestirmeye çabalıyordu. Eskiden olsa kolaydı.
İşçileri satan sendikacılar pazarlıkta her istediklerini yapan liberal aydınlar Zaten burjuva yasallığını düstur edinip siyaset yapanlar, ne yapması gerektiğini bir türlü öğrenmek istemeyen devrimciler yoktu karşılarında. Hayatlarında çok defa dövdüklerinden çok defa tutuklayıp öldürdüklerinden farklı bir kitle farklı bir ruh hali vardı işçilerde. İşte polisleri jandarmayı korkutan buydu. Bu gücün bu öfkenin neler yapabileceklerini kestirememek gözlerinde ki korku böyle bir şeydi işte. Şimdi ne yapmalıydılar? Kitle harekete geçtiğinde bu ülke için bu dünya için bir dönemi kapattığının bilincinde değildi. Atölyelerin iç içe geçtiği sokaklar savaş yeriydi artık. Eski çağların meydanlarda yapılan savaşları andıran görüntüler eşliğinde kıvılcım yangına dönüşüyordu. Polis jandarma o kadar çok dayak yediki kitleyi silahla taramaya başladı. Sokakta artık karşılıklı silahlı çatışmalar yaşanıyordu. Ne ölenler ne yaralılar ne kadar kimse bilmiyordu. Ama kitle kararlılığını her geçen dakika arttırıyordu. Artık gerçek bir savaşın askerleri olduklarını bilerek öğrenerek çatışıyorlardı.Parti militanlarından bir kaçı alandan çıkarak olayı değerlendirmek ve neler yapılacağını belirlemek amacıyla ayrıldılar.

Komünist parti ilk defa kitleye ciddi derecede önderlik etmiş olmanın yarattığı güvenle hem eylemleri hem grevi sahiplenerek daha radikal önlemlerle grevi büyütme kararı aldı. Faaliyet yürüttükleri tüm illerde peşi sıra eylemler örgütleyip hayatı felce uğratacak gelişmeleri başlattı. Beklenenden erken ve farklı bir içerikle başlayan grev boyutlanarak çığ gibi büyüdü. Asker ve jandarma her yerde işçilere saldırıyor her yerden ölüm haberleri geliyordu.Burjuvazi eylemleri çoktan yasadışı ilan edip geniş bir tutuklama furyası başlattı. Sokağa çıkmak yasak yan yana gelmek yasak slogan atıp eylem yapmak yasak. Parti her gün yeni bir karar alıp hayata geçiriyordu. Tüm barikatlara baskın yaptıkları karokallardan zorla alınmış silahları dağıtıyor. Denetimlerinde olan her bölgeye silah paylaştırıyor. Her militanını bir görevle barikatlara yerleştiriyor. Kitleyi yeni duruma uygun bir donanımla yönlendirmeye çabalıyor. Geniş bulvarlarında artık silahlı işçilerin çığlıkları her gün yankılanıyordu. Sendikalar yasal partiler aydınlar öğrenciler işsiz avareler lümpenler evsizler her türden ezilmişler bir arada barikatlarda nöbet tutuyorlar. Her barikat başında çatışmalar bazen yoğunlaşıyor bazen duruluyor. Parti ilk önemli baskınını cezaevine yaparak tüm siyasi tutsakları serbest bıraktı bugün. yüzlerce militan cezaevine baskın yaparak yoldaşlarını esaretten özgürlüğe taşıdı. Sonu beklenenden kanlı da olsa siyasi taleplerini zorla kabul ettirmeye başladı.

Parti haberleri artık istifçilerin akbabaların elinden zorla aldığı bir matbaada çıkartılan günlük gazeteyle ulaştırılıyordu. Yer altı yıllarının yarattığı alışkanlıklar belli sorunlar yaratsa da özgücü ve güveninden aldığı cesaretle yöneticileri kadroları açıktaydı. Herkes için özgürlük farklı bir anlam taşıyordu. Kimisi için ceza evinden çıkmaktı. Başkası için arama, takip edilmeme siyasi bir cinayete hedef olmamaydı belki. Meclis basıldığında partinin önde gelen yöneticileri kitleye önderlik ediyordu. Hayatlarında hiç meclisin içine girmemiş kitle bulvardan meclisin girişine doğru silahlarıyla geliyordu. Meclisin arama noktasında yakınında yöresinde kolluk gücü asker yığınağı tedirgin bir bekleyişle gelenleri karşılıyordu. Kitle çok az bir mesafe kaldığında durdu. Parti yöneticisi megafonla kendini tanıtarak askerlere işçi sınıfı ve tüm ezilenler adına silahlarını bırakıp kendilerine katılması gerektiğini anlatmaya başladı. Gür ve kendinden emin ses kitle üzerinde etkisini göstermeye kolluk güçler arasında çatlaklar oluşturmaya başladı. Özellikle aynı şartlarda hatta aynı mahallelerde büyümüş aynı acı ve eziyetleri çekmiş halk çocukları içinde kıpırdanmalar başladı. Askeri disiplin ilk kez en kritik noktada burjuvazinin varlığını temsil eden noktada kırılmaya başladı. İlk kez komutanlarla basit erler arasında sınıfsal fark kendini ortaya koymaya başladı. Parti yöneticisi durumun nereye varacağını sezinleyerek kitleyi meclisin kapısına doğru yürütmeye başladı. Kendilerini yok etmeye gelmiş tanklar toplar tüfekler tetiği çekecek ellerin ne yapması gerektiğini hemen göstermeliydi. Ya tetiği çekecek yüzlerce ölümü görecek ya da gelen kitleyle birleşip meclisin içinden geçerek geniş odalara salonlara doluşarak yeni bir devletin yeni bir sınıfın iktidarını ilan edecek. Ellerinde derme çatma silahlarıyla devasa kitle kapıya geldiğinde kolluk güçlerinden de kopmalar geriye çekilmeler başladı. Korkanlar ve komutanlarına bakanlar silahlarını bırakmak zorunda kaldı. Meclisin büyük ve açık olan kapısından içeri hiç beklemediği yeni sahipleri giriyordu. Parti yöneticisi yoldaşlarından birkaçını komutanları silahsızlandırıp tutuklanmalarını sağladı. Askerler de kitlenin barbar coşkusuna kapılarak onlarla meclisin avlusundan ilk defa içeri giriyorlardı. Meclis işgal edildi.

Sabahın 5 iydi ve günün kızıllığı ilk ışıklarını vururken barikata, bir hareketlilik başladı. Eski meclisin geniş caddesinde silahlı işçilerin gergin bekleyişi açıklamayı yapacak yoldaşın etrafını sarmasıyla doruğa çıktı. Birkaç aydır devam eden grevler burjuvazinin kolluk güçleriyle girilen şiddetli çarpışmalar ve iktidar partisinin kaçmasıyla boşalan iktidar işçi konseylerindeydi. İşgal edilmiş meclis geçmişin aksine işçi sınıfı ve ezilenlerin lehine kararlar almaya başladı başlayalı işsizlerin işçilerin komsomolların silahlı devriyelerin askeri görevlilerin en uğrak yeri oldu. Daha birkaç ay öncesine kadar egemen sınıfların lehine halkı ezen yok eden kararların imzalandığı hangi tekelin nereyi parselleyeceğinin belirlendiği meclisin içinde baldırı çıplaklar geziyordu. Gülüşmeler kahkahalar komsomolların hızlı hızlı odalarda geziniyor oluşu, partinin aldığı kararların hızla diğer birimlere aktarılması diğer illerden gelen parti üyelerinin merkez komite üyelerinden aldığı yeni merkezleriydi. Geçmişi hatırlatacak hemen hemen her kurumda buna benzer sahneler yaşanıyordu. Kentin ilk ışıklarından sabahın ilk saatlerine kadar devam eden her türlü siyasal gelişme ve siyasal durum burada değerlendiriliyor. Kararlar buradan iletiliyordu. Eylemlerin grevdeki işçilerin sendika yöneticilerinin diğer devrimci grupların birkaç gündür tek adresi burasıydı. Kapitalizmi hatırlatan ne varsa yerle bir edilmeye çalışılıyor. Basılmamış neresi varsa orası kalabalık eylemciler tarafından zorla ele geçiriliyordu. Radyo ve televizyonlardan güncel gelişmeler her an her dakika orada bulunmayan tüm herkese canlı yayın yapıyordu. Arada bir eski günleri hatırlatan çatışmalar yaşanıyor. Burjuvaziye uşaklıkta derece almış grupların sesleri zorla kesiliyordu. Ömürlerinde ilk defa meclise gelmiş ilk defa kapıları kendilerine sonuna kadar açılmış işçilerin çocukça coşkusu her sıkıntıyı siliyordu. Bölgeyi kan gölüne çevirmiş olan kapitalistler en kritik halkada yaptığı hataların bedelini canıyla ödüyor. Kapitalizm ve onun değer yargıları alışkanlıkları kültürü sanatı yıkılıyordu.

Komünist parti her yerde denetimi sağlayamamış olsa da ülkeden egemenleri kovmaya başladı. Yabancı ülkelere ait tüm büyük elçilikler belirsiz bir tarihe kadar kapatılarak çalışanları kovuldu. Devrimin yıkıcı etkisinden kaçamayan para babaları yıllardan beri işçi sınıfının ezilenlerin kanıyla oluşmuş saraylarında ya da görüldükleri yerde tutuklanmaya başladı. İktidarın kaçan milletvekilleri burjuva partilerin başkanları hakkında soruşturmalar başladı. Meclisi ele geçirmiş bilinçli sınıf artık geri dönüşü olmayan bir yolla kendi iktidarını yaratmaya başladı. Tüm bölgelerden tüm illerden gelecek sınıf temsilcileri yeni devrimci anayasayı tartışmak üzere bir takvim belirledi. Gelecek ayın başından sonuna kadar sürecek toplantılarda hem anayasa hem işçi konseylerinin durumu hem burjuvaziye ve iç savaşa karşı durumu karara bağlayacak. Komünist partisi üyeleri sempatizanları taraftarları birkaç ayda sınıfa öncülük ederken gösterdiği olağanüstü çabalardan dolayı hem yitirdikleri yoldaşlarını hem geride kalanları yeniden görevlendirmede beklenenin üstünde bir sempatiyi topladı. En kararlı en dirençli bölükleri kendi içinden çıkartarak sınıfın hem kendi kararlarıyla başlattıkları eylemlerinde hem de çağrıcısı oldukları eylemlerde önderlik misyonunu hakkıyla yerine getirdi. Geçmişin aksine tüm yenilgilerden tüm yitirdiklerinden epey dersler çıkarttıklarını pratikte gösterdi. Ülkem yıllarca devrimcilerin kanıyla ayakta kaldı.Burjuva sınıflar tüm yok etme politikalarında tüm siyasal eşiklerinde ilkin onları katletti. Çünkü direnişi ilmek ilmek örmek emek vermek verdiği emeğin karşılığını almak en büyük kabusuydu. Nihayet o kabus akbabalar için gerçek olmaya başladı. Sokaklarda infaz edilmiş, cezaevlerinde işkencelerde hayatlarını bırakmış devrimciler hem tarihimiz hem vefa borcumuzdu. Sürgünden sürgüne zorlananlar mülteci olarak ülkesinden sevdiklerinden kaçmak zorunda olanlar. İşsizlik yüzünden cinnet geçirip en yakınındakileri en çok sevdiklerini yok etmeye itilenler. Parasızlıktan okulu bırakanlar ve daha niceleri için artık hayat her gün yeniden başlıyor. Ötekileştirilmiş kim varsa hayatın içinde kendini yeniden yaratmayı öğreniyor. Bildiği ne varsa yeniden öğreniyor. Devrimin politik şiddeti onlar için yeni başlıyor. Şafak her gün tüm kızıllığıyla yeni getirdikleriyle söküyor.
Taylan